LOGUMUZ VE ÖYKÜSÜ
Prof.Dr. Yücel TANYERİ
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi
KBB Anabilim Dalı Öğretim Üyesi
İnsanlar ait oldukları kuruluşlarla gurur duyarlar. Vatandaşlık duygusu, hemşehrilik hissi, okul ve
asker arkadaşlıkları bu tip duygular sonucu gelişir ve kuvvetlenir.
Kuşkusuz, bu duyguların en önemlilerinden birisi de yetiştiğiniz üniversiteye ilişkin bağlılık
duygularıdır. Gençliğinizin bilincine burada ulaşmış, gençliğinizin çok önemli bir bölümünü burada geçirmiş, nice acı tatlı anılarınız, güçlükleriniz, başarılarınız ve başarısızlıklarınız olmuş, sağlam dostlar ve dostluklar edinmiş, özgürlüğü doyasıya burada tatmış, ilk gençlik heyecanlarınız burada yaşamış veya yaşatmışsınızdır. Unutamazsınız... Oradan ayrılsanız da, uzak kalsanız da bağlarınızı kopartamazsınız... İsmini duyduğunuzda bile heyecanlanır, garip hisler duyar ve orası ile hep gurur duyarsınız...
Hacettepe Üniversitesi'nden yetişmiş herkes bu duyguyu taşır ama Hacettepe'nin ilk öğrencileri olan bizlerin (1963-64 girişliler) gururu, sanırım daha sonraları aramıza katılanlardan biraz daha farklıdır...
Bizler henüz daha üniversite olmamış, bırakın üniversite olmayı o dönemlerde ne olacağı pekte belli olmayan ve ismi de "Tıp Fakültesi" değil "Sağlık Bilimleri Enstitüsü" olan ve Hacettepe Üniversitesi'nin ilk çekirdeğini oluşturacak bu kuruluşa 30 yıl önce adımımızı attığımızda birçok kuşkularla yüklüydük.
Büyük bir gecekondu mahallesinin ortasında, istimlak ve inşaatlar arasında kendimizi bulmuştuk. Biri Sayın İhsan DOĞRAMACI olmak üzere 3 profesör ve isimsiz 15-20 genç idealist hekimden oluşan öğretim kadrosu ve derme çatma binalarıyla doğruyu söylemek gerekiyorsa bizlere hiç güven vermiyordu. Ancak, buraya adımımızı attıktan sonra öyle sıcak ve samimi bir ortamla karşılaşmış, o kadar ilgi ve yakınlık görmüştük ki sonuçta hocalarla öğrenciler arasında anlatılmaz bir birlik ve beraberlik bağlantısı ortaya çıkmıştı.
Artık Hacettepe bizlerle birlikte büyüyor, bizlerle birlikte gelişiyor ve bizlerde bu hızlı ve
inanılmaz gelişmelerin en yakın tanıkları oluyorduk... Kısa zamanda fakülteye dönüşmüş ve hemen sonrasında da yasamızın
çıkması ile üniversite olmuştuk... Gerçi üniversite olmasına üniversite olmuştuk ama henüz bir amblemimiz bile yoktu...
Yıllardan 1967 idi. Aylardan yanılmıyorsam Şubat veya Mart idi ve ben, o tarihlerde Tıp Fakültesi Dönem II öğrencisi idim... O dönemleri yaşayanlar bilirler, o tarihlerde öğrenciler ve o zamanlarda çoğu uzman olan kıymetli hocalarımız hep birlikte Şaban Şifai Hastanesi'nin alt katındaki kafeteryada, aynı masalarda büyük bir sevgi ve saygı ortamında yemek yerlerdi. Böyle bir öğle yemeği sırasında Hoca bey (lakabı böyleydi Sayın İhsan DOĞRAMACI'nın) yanıma gelerek üniversite
için çok acele bir amblem çizmemi istedi. Yakından tanıyanlar bilirler,
Hoca bey her zaman çok acelecidir. Benden sadece amblem çizmemi istemekle de kalmadı hafta sonuna kadar da hazırlamamı emretti.
Bunun anlamı üç günlük bir süre idi...
O zamanlar Dönem II, Tıp Fakültesinin gerçekten en zor
sınıfıydı. Her gün dersler, her hafta ara sınavlar ve her ay sonu final sınavları ile zaten yeterince doluyduk. Ayrıca, ben üniversitenin bir dizi sosyal etkinliklerinde de görev alıyordum... Hacettepe'nin ilk kurulduğu yıldan itibaren geleneksel olarak her 14 Mart Tıp Bayramı sırasında çıkardığımız "Mantar" isimli mizah mecmuasına yazılar yazıyor, karikatürler çiziyor, baskı ve matbaa işleriyle de ilgileniyordum. Ayrıca, iki yıl önce yine öğrenciler tarafından kurulan Hacettepe Tiyatro Kulübü'nün dergisini yayınlıyor, o dönemlerde sahneye koyduğumuz Ionesco'nun Kel Şarkıcı, Anton Çehov'un Ayı ve Augusta Gregory'nin Ay Doğarken gibi oyunlarının sahne dekorlarını yapıyordum.
Ciddi bir amblem çalışması için ise çok daha geniş bir zaman ve sakin bir düşünce alanına ihtiyacım vardı. Halbuki Hoca Bey bunu bir kez istemişti ve geciktirmek, ertelemek gibi kelimeler onun lugatında yer almıyordu. Ok yaydan çıkmış, ve süre belirlenmişti. Hemen aklıma bir yıl kadar önce Tiyatro Kulübümüz için çizdiğim geyik figürlü amblem geldi. Bu figürü daha Hacettepe Üniversitesi ismi ortada yokken (daha önceleri isminin "Eti Üniversitesi" veya "Hitit Üniversitesi" olacağı söyleniyordu.) Tiyatro Kulübümüzde Hititleri ve Hacettepe'nin H ve T harflerini birlikte simgeleyen bir amblem olarak düşünmüş ve çizmiştim. Bu simge büyük beğeni kazanmış ve halen de çok popüler olmasa da kullanılıyordu. Kısa zamanda bu simgeyi düzgün bir şekilde çizerek Sayın Doğramacı'ya sundum.
Hacettepe Üniversitesi Logoları
- (.gif) uzantılı
- (.jpg) uzantılı
- (.fh8) Macromedia Freehand uzantılı
- (.png) Macromedia Fireworks uzantılı
- (.ai) uzantılı
Macromedia FreeHand ve Fireworks, ai formatında indirirken, bağlantıya mouse'nuzun
sağ tuşu ile tıklayıp "Hedefi Farklı Kaydet (Save Target As)" şeklinde bilgisayarınıza
kaydetmeniz gerekmektedir.